Dergah-ı Ali

Çay-Çaydanlık-Köşe-Mikrofon-Gazete-Reis-Alim-Çapkın-

‘Haber-Gündem’ Kategorisi için Arşiv

Abdullah Gül yoksa oy da yok..!!

Yazan: bobolican Ağustos 12, 2007

Türkiye 22 Temmuzda demokrasi sınavından gayet güzel bir şekilde geçip başta avrupa birliği olmak üzere tüm dünyaya ülkeyi muz cumhuriyetine benzetmeye calısanlara verdiği cevabı göstermiştir… Başta bürokratik oligarşiye ve kokuşmuş zihniyete karşı insanlar yaz sıcağında koştu oy verdi.. verdiği o oy kimine göre istikrara kimine göre ekonomik reforma kimine göre sağlıktaki değişime kimine göre ise Abdullah Gül için verilmiş bir oydu… Ancak insanlar bence hepsine birden oy verdi. yani Abdullah Gül için oy verenler “Ak parti ekonomide zayıftı” demiyor ekonomi için oy verenler ise “Ben Abdullah Gül`ü desteklemesemde oyum Ak partiye” demiyordu.. Böyle bir çok gözü ve gönlü açık insanın vermiş olduğu oyla Ak parti zirveye çıktı..

Şimdi bu zirve yeri zırvalama yeri değildir.. halkın tokadı 3 kasım seçimlerinde nasıl kendini gösteriyorsa pek tabi 4-5 sene sonra yapılacak seçimdede zırvanın hesabı için tokat devreye girecektir. Şimdi Ak parti Abdullah Gül dışında bir aday çıkartırsa bu tokatın sillesi bence 3 kasımdan da ağır olur ki ilk silleyi basanlardan biride ben olacağımı buradan ilan edeyim.

Son iki üç yıldan beri Türkçemizde iki kelimenin anlamı tamamn değişmiş durumda.. Bunlardan biri Uzlaşma diğersi ise Mutabakat…
Uzlaşma adı altında dayatma yapılıyor… Mutabakat adı altında ise taviz üstüne tavizler sıralanıyor
… ve bu iki kelimenin anlamı değişmesiyle olgun demokrasilerde hiç görülmeyen azınlığın çoğunluğa tahakkümü meydana geliyor..evet bir anda “azgın azınlık” “uysal çoğunluğun” tepesine biniyor ve bunun adına da uzlasma tepesine binilen ve ses çıkarmayan anlayış ise mutabakat içersindeyiz diyor…

Uysal atın çiftesi pek olur misali ile bizler uysal çoğunluk olarak bundan sonra bahsettiğim anlamlarda ne mutabakat ne de uzlaşma istiyoruz.. biz adam gibi oyumuzun temsil edilmesini istiyoruz aksi halde tokat şamar geliyor…

Biz inanıyoruzki Abdullah Gül milletin dediklerinden kendine pay cıkarır ve bu koltukta ısrarcı olur ve biz yine biliyoruz ki bu ısrarı ne bir hubbucah (koltuk sevdası) ne de bir hırs meselesidir… Aynı zamanda öyle batı menşeili şovalyelik masallarına inanmayacak kadarda liyakat sahibi oldugunu hissediyoruz sayın Abdullah gülün… eğer bir kahramanlık yapacaksa 2. mehmetin babasına dediği gibi Tayyip Erdogana aynen şunu demeli “ya sen ya ben o koltuğa oturmalıyız ” … Ancak haçlı zihniyetinin zamanımızda tecessüm etmiş hali olan kartel basın tüm çığırtkanlıkğıyla tüm dalavereleri ile bir tezgah kuruyor.. Ancak plan kurucuların en büyük Allahtır.. Allahında bir planı vardır muhakkak.. diyor ve son kez ekliyorum….cumhurun reisi cumhur gibi olmalı… oda Abdullah Gül olmalı…

ikra

Yazı kategorisi: Eleştiri, Haber-Gündem | » yorum bırak;

pandora’da en çok satan 30. kitap

Yazan: bobolican Haziran 14, 2007

Fethullah Gülen ABD ve AKP

HİKMET ÇETİNKAYA
GÜNİZİ KİTAPLIĞI yay. 4/2007Fiyatı: 12,00 YTL %15 indirimli Pandora fiyatı: 10,20 YTL
sepete ekle (stoktan teslim)

Kitap, özellikle son yıllarda hızlı bir biçimde çoğalan ve eğitimde etkin bir noktaya gelen tarikatçı okul, dersane ve yurtların eğitim sistemimiz içinde geldikleri noktayı göstermesi açısından çarpıcıdır
Kitap, henüz 18 yaşında olan ve iki yıl boyunca Beşiktaş’ta Fethullahçı bir kız öğrenci yurdunda kalan, Fethullahçı ünlü bir dersaneye giden genç bir kızın, kendisine Fethullahçı Abiler ve Ablalar tarafından yapılan dini telkinleri reddetmesinin ardından başına gelenleri anlatmasıyla başlamaktadır.
Ayrıca, tarikat/siyaset/ticaret denklemi
Fethullah Gülen, ABD ve AKP üçgeni.
Ve bu bağlamda geliştirilen politikalar yoluyla Laik Demokratik Cumhuriyet’in nereye götürülmek istendiği çarpıcı bir biçimde anlatılmaktadır

evet dergah üyeleri böyle bir kitap varmış, ve en çok satanlarda 30. sıraya bile oturmuş, ben yeni gördüm. nedir ne değildir bilen var mı__?
herhalde sanırsam galiba kanımca kanaatimce Değerli arkadaşımız pardon bekar arkadaşımız Fatih ve de diğer arkadaşımız ama evli :) arkadaşımız sakarya muhamamet bundan haberdardır. gerçi az kalsın yayıncımız pirimiz üstadımız abimizi unutuyordum oda haberdardır di mi_?
yorumlarınızı bekliyorum..
selametle kalın..
siman ses soluk çıkmaz oldu, ne oldu sana simanım..
la zabit sen ne ediysen…
yorun bakalım….

Yazı kategorisi: Haber-Gündem, Kitap Tanitimi, okunası yazılar | 2 Yorum »

5.Türkçe Olimpiyatları

Yazan: bobolican Haziran 3, 2007

Beyaz showda bir mozambikli şakır şakır Türkçe konuşuyor…

Türkmenistanlı biri Türkçe Stand up yapıyor kırıp geçiriyor

Yastayım diyen Makedonyalı

Madem insandır saygımız vardır diye pakistanlı

Ahşu Eller Eller Eller diyen Ganalı

Mozambikliden Türk Milletine Türkçe şiir

Bangladeşten KAdir inanır…

Tüm Ayrıntılar için http://www.turkceolimpiyatlari.org

Yazı kategorisi: Haber-Gündem, basın açıklamaları | » yorum bırak;

Geçmiş Olsun-tehlikenin farkındamısınız ?

Yazan: bobolican Mayıs 20, 2007

alçılı ayak Efendim öncelikle sayın başkana incinen ayağı hasebiyle geçmiş olsun dileklerimizi sunuyorum…

Ziyaretine gitmeyenlere mesajım lütfen ziyaretine gidin hem gidince göreceksinizki sizlere bir deste hadis sunulacak ve bu hadislerin yorumlanması bizatihi başkan tarafından yapılacaktır. bu Feyiz ve bereket dolu iklimden yararlanmak için dergah genel merkezinin ikinci katta yahya reisi ziyaret etmeniz gerekmetedir….

öte yandan muhammet kardeşimiz evlenmiş bulunmaktadır şu gün itibari ile evliliği bir gün yasındadır.

son zamanlarda artan evlilik furyasına fetva makamıda dahil olarak dergahtaki evli üyelerin sayısı hızlı bir oranda artış göstermeye başlamıştır. tehlikenin farkında mısınız ?

Tehlike şudur ki dergahın ağır topları (mecazi anlamda ) bir bir evlenmeye başlada ve mavcut dergah yönetimi tehlike sinyalleri vermeye başladı neden ?

malumunuz reisimiz kendini davasına adaması hasebiyle varım yogum tek düsüncem dergah ve dergahın geleceği dediği için evlenmemiştir evlenmeyide düşünmemektedir. fakat üyeler bir bir evleniyor (şurda evlenmeyen en büyük ağı top müdür yakup kaldı) dolayısı ile evli üyeler evli bir reis görmek istedikleri dedikoduları kulisleri meşgul etmektedir. Dergahı bu ve diğer konuları acil tartışmak üzere merkeze davet ediyorum.

ayriyetten potansiyel evlenecekler listesi:
bedir kardeşimizde her an evlenebilir.
yakup ise annesine evlenme noktasında baskı yapıyormuş
zabıta abimiz de hakeza arama tarama çalışmalarına başlamış

dergah üyelerine duyrulur.

Yazı kategorisi: Güncel Dergah Olayları, Haber-Gündem, Son Dedikodular, basın açıklamaları | 3 Yorum »

Zülfü Livanelinin yazısı okuyun bakalım yorun bakalım

Yazan: bobolican Nisan 25, 2007

Birleşen kazanıyor, bölünen kaybediyor
Yazan: Zülfü LİVANELİ on Nisan 25,2007

Bir iki ay önce arkadaşlarımla Cumhurbaşkanlığı konusunu tartışırken demiştim ki: “AKP bu konudaki verileri bir bilgisayara yüklese ve kendileri açısından en iyi çözümü sorsa Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı, Tayyip Erdoğan’ın başbakan olması gerektiği cevabını alır. AKP açısından ideal olan durum budur.”

Ve hemen eklemiştim:

“Ama işin içinde insan egosu olduğu için bu çözüme pek ihtimal vermiyorum.”

İtiraf etmeliyim ki; AKP beni yanılttı ve başından beri sergiledikleri dayanışmayı burada da gösterdiler.

İşin bu boyutu çok önemli.

Ve günün en yakıcı sorusu şu: Kendilerine Atatürkçü, laik, solcu, çağdaş vs. diyenler niye bu kadar sevgisiz, kıskanç, birbirine düşman?

Buna karşılık AKP çevreleri niçin birbirine bu kadar sıkı sıkıya bağlı?

İşte Türkiye’yi bir büyük dönüşümün eşiğine getiren ve türbanın köşke çıkması noktasına sürükleyen gelişmelerin sırrı bu soruda gizli!

Meclis’e gidiyorsunuz: CHP’li milletvekillerinin yüzünden düşen bin parça, birbirine selam vermeyen, koridorda gördüğü zaman yolunu değiştiren pek çok kişi var.

Konuştukları zaman kasılmış bir ağız ve gevrek bir ses tonuyla: “katılımcılık, demokrasi” filan gibi birkaç klişeyi dile getiriyorlar ama temel unsurları sevgisizlik, kıskançlık.

Birbirinden nefret!

Diğer “sol” partilere bakın. Başkanlar birer derebeyi gibi “küçük aşiretlerin” başında olmayı, posterlere, otobüslere resimlerini bastırmayı marifet sanıyor. Hayatta kendi gücüyle başaramadığı bir şöhrete sahip olmaktan, partinin sırtına binerek egosunu tatmin etmekten başka bir derdi yok.

Bir de “öteki taraf”a bakın.

AKP’yi kurdukları zaman Bülent Arınç, Abdullah Gül gibi isimler milletvekili.

Gül kendi partisinde genel başkan adayı olup, delegenin yarısının oyunu almış. Siyasi yasağı yok, dil bilir. Arınç da Gül de Erdoğan’ın ağabeyleri. Kaldı ki Erdoğan siyasi yasaklı, seçime bile giremiyor.

Ama sıra genel başkan belirlemeye geldiği zaman Arınç da Gül de “Hayır!” diyorlar “Bu kardeşimiz halkta daha çok ilgi görüyor. Onu genel başkan yapmamız gerekir.”

Siz böyle bir davranışı Deniz Baykal’dan ya da öteki “solcu”lardan bekler misiniz?

Acı acı güldüğünüzü görür gibi oluyorum.

Haklısınız, gülünç bir soru sordum.

Neyse AKP macerasına devam edelim:

Seçimler sonucunda Abdullah Gül başbakan oluyor, sonra koltuğunu Erdoğan’a devrediyor.

Şimdi de Erdoğan, yardımcısını Cumhurbaşkanı yapıyor.

Arınç buna itiraz etmiyor ve AKP içindeki herkes sarılıp birbirini tebrik ediyor.

İşte sır burada.

Dünyanın her yerinde sol dayanışmacı, sağ bireycidir.

Türkiye’de ise durum tam tersi.

Solun bencilliği, düşmanlığı, küçük düşünmesi ve kıskançlığı karşısında, dayanışmacı bir hareket Türkiye’yi ele geçiriyor.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde yeni ve çok önemli bir sayfa açıldı.

Eğer siyasal İslam bu dayanışmayı sürdürür, laikler de amip gibi bölünmeye devam ederlerse; emin olun bugünleri de arayacağımız noktalara gelmemiz çok yakındır.

25/04/2007 vatan

Yazı kategorisi: Güncel Dergah Olayları, Haber-Gündem, okunası yazılar | 5 Yorum »

BİRLİK ÜZERİNE

Yazan: bobolican Nisan 7, 2007

S.A Türkiyede güncel meseleler gerçekten diğer ülkelere göre çok farklı her an şok şok şok skandal skandal skandal flaş flaş flaş tarzı haberlere rastlamak mümkün bir bakarsın ortamı c.başkanlığıyla germişler bir bakarsın irticayla bir bakarsın ekonomiyle.

Bu kadar hareketli olmasının sebebi-hikmeti nedir diye düşündüğümüzde Bir imparatorluğun çöküşü ardından kadroyu o anlayışla taban tabana zıt kadroların adım adım vatanına tarihine milletine inancına özüne mankurtlaştırılarak ele geçirmesinin bugünlerde zaafiyete uğramaya başlamasıdır malum anlayış yine de güçlüdür ve her fırsatta ortamı germektedir. Yabancılarla kol koladır ama baktığında ondan ulusalcısını bulamazsın en hayırlı bir şeyi bile şer tabağıyla servis yapabilir. Birçok yöntemi vardır ama bizim üzerinde biraz durmak istediğimiz Müslümanları birbirine düşürme projesidir ve bunda da profesyoneldirler İslam tarihini de iyi bilmektedirler yaklaşım klasik bir o kadar da sinsicedir en iyi en üstün tarikat-cemaat-mezhep tartışmasız bizimkisidir

Dolayısıyla en iyi lider de bizimkisidir anlayışını körükleyip Peygamberin ferasetli olması gerektiğini söylediği ama bu hadise zıtlık oluşturmak istercesine benim müslümanım bu tarihi hataya düşmektedir. MÜSLÜMANIN SERGİLEMESİ GEREKEN DAVRANIŞ İSE ŞU OLMALIDIR: HEPİMİZİN İNANCI VE VARACAĞI NOKTA AYNIDIR DAHA DA ÖLMEDİK KİMİN HAYIRLI OLDUĞUNA DA ALLAH KARAR VERİR. Bu zihniyetin yaptığı ikinci psikolojik harekat cemaat-tarikat ve liderlerinin yaptığı yanlışları anında diğerine servis yapmasıdır o da bak gördün mü biz boşuna demiyoruz en iyisi bizimkisi diye söylenmeye başlanır halbuki
MÜSLÜMANIN DAVRANIŞI ŞU OLMALIDIR: HUCARAT SÜRESİ 6. AYETTE RABBİM NE DİYOR ^ EY İMAN EDENLER EĞER SİZE BİR FASIK HABER GETİRİRSE ONUN DOĞRULUĞUNU ARAŞTIRIN. YOKSA BİLMEDEN BİR TOPLULUĞA KÖTÜLÜK EDERSİNİZ DE SONRA PİŞMAN OLURSUNUZ^

Servis edilen haberin önce doğruluğunu sonra amacını sonra da haber yanlışsa tepkisini haber doğru ise de seni ilgilendirmez bu bizim meselemiz deyip yanlış yapan kardeşi için önce istiğfar sonrada uyarı yapmasını gerektirir. Kardeşlerim yazımın başına dönecek olursak adamlar yaşadığı bu zaafiyette Müslümanları birbirine karşı kışkırtmalarına prim vermeyelim diğer harekatlarına karşına en azından dua edip VE MEKERU VE MEKERALLAH ( onların bir planı vardı ALLAH ında bir planı var) diyerek ALLAHIM tuzaklarını başlarına makus eyle. ALLAHIM bu ümmete birlik-beraberlik, şuur ver ve yardımını esirgeme.

AMİN.

Yazı kategorisi: Haber-Gündem, fetvalar | 1 Yorum »

Hayırlı Cumalar…

Yazan: bobolican Nisan 6, 2007

Allahım azabından affına, gazabından rızana sığınırım.
Senden yine sana iltica ederim.
Bize sevdiklerimizi kaybettirme.
gözden düşmekten, anlaşılamamaktan, anlatamamaktan, unutulmaktan, uyutulmaktan, terk edilmekten, ayrılığın dayanılmaz acısından ve azabından sana sığınırım.
unutma bizi, unutturma bizi Allahım.
Bizi bağışla.
Ellerimizi bırakma.
Bizi yanlış yollara düşmekten koru Ya Rab..
Ümmetin gözyaşlarını dindir Allahım.
Cumanız mübarek olsun.

Yazı kategorisi: Güncel Dergah Olayları, Haber-Gündem | 3 Yorum »

bedir cevap yazar da RIFULİ durur mu_? sorarım size durur mu:)

Yazan: bobolican Nisan 3, 2007

rıfat Diyor:
03 Apr 2007 7:01 pm
merhaba arkadaslar sayın bedir arkadasımız kıcından sallama pozisyonuna gecmis sallıyor tabi dogru söyliyeni dokuz köyden kovarlarmıs simdi inandim bedir kardesim gercekleri söylememe bozulmus rengi atmıs ve nedense bu renk ona uyum saglamıs yhoksa bedir kardesim taksim camiasındaki topulucan arkadaslarına bu siteyi tavsiye ettide bedirin alıs verisi konusunda dalga gectiler de rengin cıkıs noktası belli oldu. aman akıllı ol bu siteyi herkese tavsiye etme,daha bu ne son on yılını nasıl gecirdigini yazıcam,ama simdilik affediyorum,seni yeni sözlenmis bir kardesim olarak tebrik ediyorum umarım erkeklik organını yitirmezsin.erkeklik organından kastım erkek gibi davranmandir.biz bu camiada hep erkek olduk erkek olarakta ölecegiz umarım sende bu duyguları yasarsın,bu duygular burda kelimelerle anlatılmaz ancak ve ancak yasanır..bu camiada ne kadar hizmez verdigimiz asikardir dergahta ufakta olsa bi cay hizmeti verebiliyorsak ne mutlu bize, en azından muhitimizden kacıp taksimdeki iti kopuk, götü acik,baldırı ciplak,topulucanlara hizmet etmiyoruz…
dergah ahalisini derinden selamlıyorum saygılarımı sunuyorum..
yakup ben bu mööö ye cevabımı verdim sira sende:)

Yazı kategorisi: Eleştiri, Güncel Dergah Olayları, Haber-Gündem | 2 Yorum »

bilişim uzmanı uyuma :))

Yazan: bobolican Mart 21, 2007

bilişim uzmanı, bu ne vurdumduymazlık bu ne adam sendecilik, bu ne nemelazımcılık, bu ne bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasıncılk, bu ne dergah aidatını vermeyen bizden değilcilik, bu ne parayı veren düdüğü çalarcılık.. uzatmayayım daha:)
bedri kardeşimizi üye listesine almayı unutmuşsun, yoksa sana yamuk mu yaptı, ben böyle bir geçmişi kurcaladım da üye listesine isimini yazmıyacağımız bir yamuğunu görmedim, amma varsa sana bir yamuğu :) bilelim..
yoksa sızıntı paralarını mı vermedi..
üye listesinde bediri görmek istiyorum…
saygılarımla..

Yazı kategorisi: Eleştiri, Güncel Dergah Olayları, Haber-Gündem, Son Dedikodular, basın açıklamaları, okunası yazılar | » yorum bırak;

Çanakkale….!

Yazan: bobolican Mart 17, 2007



Yazı kategorisi: Haber-Gündem | 1 Yorum »